
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve aralarında iki CHP’li ilçe belediye başkanında olduğu 106 kişiye yönelik düzenlenen gözaltı operasyonu Türkiye’nin gündemine bomba gibi düşerken, finans piyasalarında da deprem etkisi yarattı.
Borsa İstanbul (BİST) operasyonun başladığı 19 Mart tarihinde iki kez devre keserken, günü yüzde 8’i aşan bir düşüşle kapattı.
Gün içinde döviz kurlarında yüzde 10’u aşan yükselişler yaşanırken, Euro kuru 44 TL ve dolar kuru 41 TL’yi görerek tarihi rekor kırdı. Gram altın da 4 bin TL’yi aşarak tarihi seviyesini gördü.
Bu arada Türkiye’nin kredi risk primi (CDS) de 5 ayın zirvesine çıkarak, 279 baz puanı gördü. İmamoğlu’nun gözaltına alınmasından kısa bir süre sonra, ABD’li yatırım bankası JPMorgan da Türkiye’nin yıl sonu enflasyon tahminini değiştirerek, yüzde 27,2’den yüzde 29,5’e yükseltti. JPMorgan raporunda, yıl sonu faiz tahmini de yüzde 30’dan yüzde 35’e yükseltildi.
Merkez’den dövize müdahale
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TMCB) piyasadaki döviz talebini karşılayıp TL’deki erimeyi durdurabilmek için yaklaşık 10 milyar dolarlık rezerv sattığı tahmin ediliyor. Merkez Bankası’nın müdahalesinin ardından dolar ve Euro kurlarında bir miktar geri çekilme yaşandı. 20 Mart Perşembe günü öğlen saat 12.00 itibariyle BIST-100 Endeksi yüzde 1,8 artış yaşarken, dolar kuru 38 TL, Euro kuru ise 41,4 TL seviyelerinden işlem görüyor. Gram altın ise 3 bin 720 TL seviyelerinde bulunuyor.

19 Mart’ta dolar 41 TL’yi aşarak, tarihi zirveyi gördü.Fotoğraf: Murad Sezer/REUTERS
Tutuklama ve kayyum ihtimali
Operasyonlar sonrası piyasalarda oluşan panik havası karşısında, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından kısa bir açıklama yaptı. Şimşek, “Piyasaların sağlıklı işleyişi için gereken her şey yapılıyor. Uygulamakta olduğumuz ekonomi programı kararlılıkla devam ediyor” dedi.
Şimşek’in sözlerine rağmen, piyasalarda yaşanan İmamoğlu paniğinin devam edip etmeyeceği merak konusu. Zira dört günlük gözaltı kararı sonrasında, İmamoğlu ve gözaltına alınan diğer isimler için tutuklama kararı verilip verilmeyeceği ve sonrasında İBB’ye kayyum atanıp atanmayacağı belirsizliğini koruyor.
DW Türkçe’ye konuşan uzmanlara göre, İBB üzerinden yaşanan siyasi gerilimin artarak sürmesi halinde, döviz kurlarındaki artış da devam edecek ve Mehmet Şimşek’in liderlik ettiği “enflasyonla mücadele programı”nda elde edilen kazanımlar boşa gidecek.
“Belirsizlikte her zaman kur kazanır”
Uluslararası kurumsal yatırımcılara likidite ve risk yönetimi konusunda danışmanlık hizmeti veren STRFS (Stratejistanbul Financial Solutions) Baş Stratejisti Dr. Atahan Çelebi, DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, son gözaltı dalgasıyla küresel piyasalarda Türkiye için olumlu esen rüzgarın yerini belirsizliğe bıraktığını söylüyor.

STRFS Baş Stratejisti Dr. Atahan ÇelebiFotoğraf: privat
Bu durumun döviz kurları, borsa ve risk primi üzerinde olumsuz etki yapmasının kaçınılmaz olduğunu kaydeden Çelebi, “Bu şokların geçici mi yoksa kalıcı mı olacağı, biraz da önümüzdeki günlerde atılacak adımlara bağlı olacak. Ne olursa olsun, bir kere suyu bulandırdığımızda, son dönemde kazandığımız birtakım kazanımları feda etmiş olacağız. Yatırımcılar yeniden TL yerine döviz yatırımlarını tercih etmeye başlayacak. Çünkü bu belirsizlik ortamında her zaman kur kazanır” diye konuşuyor.
“Ekonomik kazanımlar heba edilmiş oldu”
Dr. Çelebi, “Mehmet Şimşek yönetiminin son dönemde enflasyonla mücadele ve TL’ye geçiş konusundaki kazanımları ne olacak?” sorumuza ise şu yanıtı veriyor:
“Bizim gibi yatırımcılar açısından, en azından fikri olarak, son dönemde eksik de olsa ekonomide elde edilen kazanımlar heba edilmiş oldu diyebilirim. Bireylerin güvenin azaldığı bir ekonomi sisteminde, piyasanın hangi koşullarda ne tepki vereceğini bilemeyiz. Yani bundan sonra yaşanacak gelişmelere döviz kurlarının hangi sertlikte tepki vereceğini öngöremeyiz. TL’nin ne kadar daha değer kaybedeceğini hesaplayamayız.”
TCMB’den “TL’yi koruma” adımı
Bu arada TMCB, döviz kurlarındaki oynaklığa karşı yeni bir adım attı. Türk Lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemi yapılacağını ilan eden Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada, “Döviz piyasasının sağlıklı çalışması, döviz kurlarında gözlenebilecek oynaklıkların engellenmesi ve döviz likiditesinin dengelenmesi amacıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nezdinde Türk Lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerine başlanacaktır” denildi.
“Siyaset yine ekonominin önüne geçti”
DW Türkçe’ye konuşan Beykoz Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Evren Bolgün, İBB operasyonlarının ardından piyasalardaki dalgalanmaya ilişkin olarak, “Siyaset yine ekonominin önüne geçti” yorumunu yapıyor.

Beykoz Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Evren BolgünFotoğraf: privat
Dünkü şok dalgasının ardından, bugün borsada yüzde 2’lere varan artış olduğuna işaret eden Prof. Bolgün, “Şu aşamada borsanın bugünkü yükselişine güvenmek çok doğru değil. Özellikle gözaltı sürelerinin bitimi sonrasında yaşanacak gelişmeler, hafta sonu boyunca ve en çok da hafta başı piyasaların yakın takibinde olacaktır” diye konuşuyor.
“Kur şokuna karşı Merkez’in rezervi var”
Şu anda tutuklama ve kayyum ihtimallerinin henüz piyasada fiyatlanmaya başlamadığını dile getiren Evren Bolgün, “Bu olumsuz durumlar ortaya çıkarsa, piyasalarda yeni bir satış dalgası olabilir. Ancak öte yandan belirtelim ki, şu anda Merkez Bankası’nın elinde döviz kurundaki şok yükselişleri engelleyebilecek bir cephane var. Dünkü müdahaleden sonra bile, şu anda Merkez’in elinde swap hariç 60-62 milyar dolara yakın net kullanılabilir döviz rezervi bulunuyor” şeklinde konuşuyor.
“Enflasyonla mücadele programı anlamını kaybetti”
Dolar ve Euro kurunda dün yüzde 10’u aşan artışların bugün itibariyle yüzde 4’ler seviyesine çekildiğini hatırlatan Bolgün, şu görüşleri dile getiriyor:
“Türkiye’de döviz kurlarının yüzde 10 değer kazanması, kabaca yıl sonunda enflasyona 5 puan ekler. Yani kurların enflasyona geçişkenliği yarı yarıya olur. Dünkü artışların kalıcı olması ve devam etmesi halinde, yıl sonunda yüzde 30 civarında beklediğimiz enflasyon yüzde 35’lere çıkabilir. Son Orta Vadeli Program’da hükümetin yıl sonu dolar kuru öngörüsü 42 TL’ydi. Ancak vadeli işlem borsasında 31 Aralık 2025 tarihli Dolar/TL kontratı dün 50,25 TL’yi gördü. Şu anda 48,3 TL civarında. Enflasyonla mücadele programının anlamını büyük oranda kaybettiğini söyleyebiliriz.”
“Faiz politikası değişmeyecektir”
Aralık 2024’ten bu yana 3 kez faiz indirimi yaparak yüzde 50 olan politika faizini yüzde 42,5’e çeken Merkez Bankası’nın son gelişmelerden sonra faiz politikasında bir değişikliğe gidip gitmeyeceği de merak ediliyor. STRFS Baş Stratejisti Dr. Çelebi’ye göre, şimdilik Merkez Bankası’nın faiz indirimi politikasında bir değişiklik olmayacak.
Ancak enflasyon beklentilerinin artması nedeni ile faiz indirimi alanının daralabileceğini, yani faizlerin hedeflendiği gibi yüzde 30’lara kadar çekilemeyebileceğini dile getiren Çelebi, “Belki Nisan toplantısında faiz kararı pas geçilebilir. Ama faiz indirimlerinin yıl içerisinde devam edeceğini düşünüyorum. Zaten politik, idari bir sporun neticesinde piyasada oluşmuş dalgalanmayı, Merkez Bankası’nın para politikası önlemleri ile ya da dövize doğrudan müdahaleleriyle çözemezsiniz” diyor.
DW Türkçe’ye engelsiz nasıl erişebilirim?
Kaynak: DW
Bir yanıt bırakın